efes
Milliyet Gazetesi yazarı Ümit Avcı, Anadolu Efes – Bamberg maçını değerlendirdi.

Temsilcimiz, Bamberg önünde 15 sayı geriye düştükten sonra inanılmaz bir mücadele ile ayağa kalktı. Sahada kendilerini yerden yere atan oyuncular tribünleri de uyandırırken, Brown-McCollum ikilisinin sayıları Efes’i, Euroleague’deki dördüncü galibiyetine taşıdı.

THY Euroleague’de ilk yarının son maçında Alman ekibi Brose Bamberg’i konuk eden Anadolu Efes, 69-58 ile kazandı, 15. haftada 4. galibiyetini aldı. Çok kötü başladığı sezonda, özellikle savunma konusunda yerlerdeydi Efes, tarihi boyunca bu alanda ün yapan takım, Euroleague’in en çok sayı yiyen ekibi haline dönmüştü, bu görüntü ürkütücüydü. Ardından Ergin Ataman göreve geldi. Ayağının tozuyla çıktığı Khimki maçında 3 çeyrek, iki gün sonraki Olimpiakos karşısında maçın tamamında etkili savunma yapmıştı ama kazanamamıştı.

Dün de iyi savunma vardı sahada. Bamberg devrede 38 sayıya ulaşmıştı ama asıl sorun hücumdaydı. Çünkü savunmanın tek eksiği olan enerji için hücum şarttı. Bunun için de 4 numaradan gelecek katkı kilit noktadaydı. Ergin Hoca bu eksik için maça Motum’u deneyerek başladı ama olmadı. 2. yarıdaki değişimin başrolünde de, uzun bir aranın ardından oynamaya başlayan Brown başrolü aldı. Konuk takım 44-29 ile farkı 15 sayıya çıkarttıktan sonra McCollum’un attığı 3 üçlükle uyanan Efes nihayet enerjiyi artırdı. İlk yarıdaki silik takım gitmiş, Dunston’ın geleni gideni blokladığı, ribauntları topladığı, McCollum ile Brown gibi soğuk isimlerin kendilerini yerden yere attığı, Simon ile Dragic’in nihayet rakiplerinin önünde dimdik kaldığı bir ekip sahadaydı. Savunmadaki adam değişmelere rağmen birebirlerde geçilmeyen, iki alanda da rollerin belirlenmesiyle derli toplu görünen takım, kazanırken, 2. yarıdaki oyunuyla keyif verdi.

İşin rengi değişir

Sezon başındaki 4 numara sıkıntısını Brown ile aşabileceğini gösteren, Simon ile Dragic’in rollerini belirleyen Efes, bir de yeni transferi Douglas’tan istediğini alır ve McCollum’ın yanına ilk yarıdaki şut krizine ilaç yapabilirse, işin rengi çok değişir. Yeter ki, 2. yarıdaki enerji düşmesin, o zaman takım kaybetse de sevilir!

*Ümit Avcı’nın Milliyet Gazetesi’ndeki yazısıdır.