Kevin Durant, Çarşamba gecesi kötü bir ruh hali içindeydi ve San Antonio Spurs’ü ziyaret ettikleri maçın ardından muhabirlerle laf dalaşına girdi.

Durant, geleceği hakkında bitmeyen spekülasyonlardan bıkmış ve medyadan birkaç gün kaçmıştı. 30 yaşındaki oyuncu, bu yaz serbest bir oyuncu olarak New York Knicks’e katılması üzerine oluşan son dedikoduları tetikleyen, Kristaps Porzingis takasına da ayrıca değindi.

Diyalog şu şekilde gerçekleşmişti:

– Belli ki uzun zamandır bu kuru gürültünün içindesin. Bu yıl seni daha mı rahatsız ediyor? Bu yıl daha mı gürültülü?

“Çok gereksiz. Bir adam var, Ethan Strauss diye. Buraya gelip bir şeyleri dinleyerek, sonra kendi fikirlerini benden çıkıyormuş gibi yazan bir adam. Adam sadece geliyor, takılıyor, kimseyle konuşmuyor, biraz araştırma yapıyor ve o tarz bir şey yazıyor. Siz de ben bununla ilgili konuşmak istemiyorum diye üzerime geliyorsunuz. Knicks’le hiçbir alakam yok. Porzingis’i kim takasladı bilmiyorum. Benimle bir alakaları yok. Benim derdim basketbol oynamak. Sizler buraya her gün gelip bana, takım arkadaşlarıma ve koçlarıma serbest oyuncu dönemiyle ilgili sorular soruyorsunuz. Taraftarları bu konuda kışkırtıyorsunuz. Bırakın da top oynayalım. Tek dediğim bu. Eğer sizlerle konuşmak istemiyorsam, bu kendimle ilgili bir problemdir. Haydi ama. Çocukluğu bırakın. Bırakın artık. Ben her gün işime gelip, hiç sorun çıkarmadan ilerliyorum. Doğru şekilde oynuyorum, ya da oynamaya çalışıyorum. Her alanda olabildiğimin en iyisi olmaya uğraşıyorum. Sorun nedir? Size n’apıyorum ben?”

– Önceden basına konuşmuyordun

“Ee? Sen kimsin ki? Sana niye konuşacakmışım? Söyle. İşimde daha iyi olmamı mı sağlayacak. Hayır. O zaman konuşmak istememiştim.”

– Sadece sessiz olduğun için dedim, ve genelde bu kadar sessiz olmazsın. Fikirlerini falan paylaşırsın. O yüzden de insanlar olayı kavramaya çalışıyor. Taraftarlar falan bize ‘Kevin’in nesi var?’ diye soruyor. Ben de ‘Güzel oynuyor, ama şu aralar konuşmuyor işte’ diyorum.”

“Sizlere güvenmiyorum sadece. Ne zaman ağzımı açsam, bir şekilde çarpıtıp ortaya atıyorsunuz. Bir sürü farklı yayın bürosu, söylediğim kelimelerle beni yıkmaya uğraşıyor. Yani eğer bir şey söylemezsem, sorun oluyor. Ben topumu oynamak istiyorum sadece, salona gidip sonra da eve gitmek… Bu kadar. Bununla ilgili bir sorun var mı? Tamam o zaman.” (Sporx)